Yanlış antibiyotik kullanımına dikkat! Hayati riske neden olabilir

Antibiyotiklerin yanlış kullanımının, bakterilere karşın daha ileride uygulanacak tedavilere aleyhinde direnç gelişmesine niçin olabileceğinin altını çizen İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Beğenik, “Nedene karşın tedavi, bütün hastalıklarda olduğu gibi enfeksiyonlarda da tartı talep eder. Bakteriyel enfeksiyonlarda sorumluluk sahibi ajana karşın ideal antibiyotik kullanılmasına akılcı antibiyotik kullanımı denir. Eğer ideal antibiyotik kullanımına dikkat edilmezse gerek toplum kökenli gerekse de hastane kaynaklı enfeksiyonların tedavisi zorlaşır. Bunun sonucunda da hastalar hayatını kaybedebilir” dedi.

IÇTEN TANININ ARDINDAN UYGUN SÜREYLE ALINMALI

Enfeksiyonların dünyada ölüm nedenleri arasında ilk kez geldiğini hatırlatan Doç. Dr. Hüseyin Beğenik, enfeksiyon etkenleri aralarında en sık görülenlerin ise bakteriler ve virüsler olduğunu söyledi. Uygun antibiyotik tedavisinin; sağ kalım, hastalığın komplike hale gelmesi ve kronikleşmenin önlenmesi, hastalığın şiddeti ve süresinin kısaltılması açısından kayda değer olduğunu dile getiren Doç. Dr. Beğenik, ideal antibiyotik kullanımı ile ilgili şu bilgileri paylaştı: “Dürüst tanı ardından içten antibiyotik; en yerinde yoldan, etkili dozda, ideal aralıklarla, yerinde süreyle verilmelidir. Mikrobiyolojik açıdan kanıtlanmış bakteriyel bir enfeksiyonun varlığı mutlaka sorgulanmalıdır. Teşhis açısından gerekli değer biçme yapılmadan ve enfeksiyon olmaksızın antibiyotik kullanılması, seçilen antibiyotiğin hatalı olması, antibiyotik dozunun beceriksiz ya da fazla olması, doz aralıklarının uygun olmaması durumlarında antibiyotikler uygun kullanılmamış olur.”

VİRÜSÜN BULAŞICILIĞINI ENGELLEMEZ

Antibiyotiklerin yalnızca bakteriyel enfeksiyonlara karşı etkili olduğunun altını çizen Doç. Dr. Beğenik, “Soğuk algınlığı ya da grip gibi çoğunlukla virüslerin niçin olduğu enfeksiyonlarda da yaygın olarak yanlış kullanılabilmektedirler. Bu durum, virüslere ast hastalığın tedavisine üstünlük sağlamadığı gibi virüsün bulaşıcılığını da engellememektedir. Antibiyotik kullanımı gerektirmeyen bu durumlarda semptomatik tedavi (şikayetlerin azaltılması için basit analjezik ve alev dürücülere ilave olarak dengeli bir gıda, uyku, istirahat vb. gibi) ile enfeksiyonunun bulaştırıcılığının önlenmesi için enfeksiyon yoklama tedbirlerinin alınması yeterlidir” ifadelerini kullandı.

YANLIŞ KULLANILIRSA BAKTERİLER ÇOĞALABİLİR

Antibiyotiklerin yanlış kullanımının, bakterilere yönelik sonraki tedavilere karşı dayanıklılık gelişmesine neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Beğenik, “Bu dayanıklılık, bakteriyel enfeksiyon için elzem olan ilacın etkisinin azalmasına veya değil olmasına neden olabilir. Bakteriler için antibiyotik direnci, bakterilerin herhangi bir antibiyotiğin varlığına karşın üreyebilmesi ve enfeksiyon yapabilmesidir. Bu sadece antibiyotiği uygunsuz biçimde kullanan birey açısından değil, daha sonra dayanıklı bakteriye yakalanma riski olan cümbür cemaat için tehlike oluşturmaktadır” dedi.

ANTİBİYOTİK DİRENCİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Antibiyotik direncinin bütün dünyada manâlı bir sağlık sorunu haline geldiğini dile getiren Doç. Dr. Beğenik, “Antibiyotik ve dirençli bakterilerin yol açtığı enfeksiyonlar, hastalığın ve ölüm oranlarının artması ve hastanede geçirilen sürenin uzamasına, hem çare maliyetlerinde de artışa niçin olmaktadır. Antibiyotik kullanımı, insanlardaki olağan bakteriyel floranın (özellikle bağırsaktaki faydalı bakteriler) değişmesine, bu da sıkça antibiyotik dayanıklı bakterilerin ortaya çıkmasına ve ishal gibi çoğu yan etkinin görülmesine neden olabilmektedir” şeklinde konuştu.

HEKİM REÇETE ETMEDEN KULLANMAYIN

Antibiyotiklerin alev düşürmediğini, sızı dindirmediğini ve virüslere tabi enfeksiyonları tedavi etmediğini ifade eden Doç. Dr. Beğenik, sözlerine şöyle devam etti: “Antibiyotik yaygın ve yanlış kullanıldığında çabucak direnç gelişebilir. Bu Nedenle başlıca etki beklediğimiz bakterilerin neden olduğu enfeksiyonların tedavisinde de etkisiz ayla kazanç. Hekim reçete etmedikçe antibiyotik kullanılmamalıdır. Hastaların daha önceki bir hastalığında kullandığı antibiyotiğin, bitmiş aynı hastalığa yakalansalar bile hekime danışmadan kullanmaması gerektiği konusunda bilinçli olması gerekmektedir. Özellikle grip veya nezle gibi virüslere emrindeki solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotiklerin tedavide yeri olmadığını unutulmamalıdır.”

DİKKAT EDİLMEZSE FAYDADAN FAZLA HASAR VEREBİLİR

Enfeksiyonu en etkili biçimde çare etmek ve direncin görünme riskini azaltmak için antibiyotiklerin ideal şekilde kullanılması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Beğenik, “Antibiyotikler; hekimlerin reçetesi ile doğru dozda, içten şekilde ve reçeteye uygun süre aralıklarında alınarak yerinde biçimde kullanılmalıdır. Huysuz takdirde faydadan çok hasar getirecektir. Günümüzde antibiyotiklerin reçetesiz alınamamış olması bu riski azaltmış gibi gözükse de hastaların antibiyotik yazılması konusunda aşırı ısrarcı olmaları biz hekimleri zor durumda bırakmaktadır” açıklamasında bulundu.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ GÜÇLÜ OLMALI

Basit soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlar ilk kez edinmek üzere tüm hastalıklarla vücudumuzun etkin olarak çaba edebilmesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Beğenik,” Hastalıklarımızda sağlıklı bir bağırsak florasını da taşıyan dengeli çalışan bir bağışıklık sistemine ihtiyacımız vardır. Dengeli bir bağışıklık sistemi için zararlıların vücuda alınmasının azaltılması (düşüncesiz bir antibiyotik kullanımı da) ve oluşan zararlıların da bertaraf edilmesi önem arz eder” diye konuştu.

SAĞLIKLI BESLENME VE DENGELİ HAYAT KAROSER DİRENCİNİ ARTIRIR

Hastalıklarla mücadelede dengelenmiş bir faal hayat, nitelikli bir uyku, artı düşünme ve temiz kaynaklardan dinç beslenmenin fazla önemli yer tuttuğunu dikkat çekici eden Doç. Dr. Beğenik, “Beslenmede ise karbonhidrat, protein ve yağ gibi makro besinlerin yeterli alınmasıyla birlikte; su, vitamin ve minerallerin de doğal kaynaklarından ve tatmin edici düzeyde alınması siklet talep etmektedir. Tüm bunlar bünyeyi daha dinç ışık halkası getirerek hastalıklarla daha kolay uğraş etmemizi sağlayacaktır. Bu Nedenle bütün hastalıklarla olduğu gibi enfeksiyonlarla da az karşılaşmış, daha az antibiyotik kullanmış, sonuçta da bakterilere karşısında en kayda değer silahımız olan antibiyotiklere direnç gelişimini de önlemiş oluruz. Tüm bunlar için toplum olarak sağlıklı hayat bilinci farkındalığımızı artırmamız gerekmektedir” diyerek sözlerini noktaladı.

KAYNAK: DHA

Yorum yapın