Kur spekülasyonunu bir saatte atıverdik

İSTİSMAR PEŞİNDE KOŞUYORDU

“(Muhalefete) Milletin sıkıntısını paylaşmak yerine yalan ve nefret edilen şey siyasetiyle oy devşirmenin hesabını yaptılar. Ellerine geçen her fırsatı ülkemizi iftira atmak, yatırımları alıkoymak, Türkiye’yi yurtdışındaki odaklara şikâyet etmek için kullandılar. Büyükelçilere mektup yazdılar. Ne işiniz var sizin büyükelçilerle? Ağızlarını her açtıklarında şanslı bir şey söylemek yerine, bu ülkenin işadamını, polisini, savcısını tehdit eden bir genel başkan var.

ÇIĞIRTKANLARA KULAK ASMADIK

27.5 milyar dolar banka rezervi vardı göreve geldiğimizde, hemen 120 milyar dolara dayandı. Yıkım çığırtkanlığı yapanlara katiyen kulak asmadık. Gençler, bütün genç arkadaşlarınıza şunu söyleyin. Koronavirüs salgını sırasında dünya hasta yatağı bulamazken, Türkiye’de biz yalnızca İstanbul Atatürk Havaalanı’nda üç ayda iki hastaneyi yaptık. Lakin Bay Kemal, hâlâ büyük kasaba hastanesi nedir bilmiyor. Diyor oysa bize, ‘Bunun bütçedeki yerini göster.’

Kur spekülasyonunu bir saatte atıverdik

SEN NE ANLARSIN BÜTÇEDEN

Sen ne anlarsın bütçeden, bütçedeki kalemden. Gitti Merkez Bankası’nı ziyaret etti. Hani diyordu ya ‘Merkez Bankası egemen yok.’ Seni oraya soktuklarına tarafından aramak fakat bağımsız. Sana brifing veriyor, çıkıyorsun dışarıya gizlilik ruhu olan bu kurumun verdiği bilgileri paylaşıyorsun. Arkadan İstatistik Kurumu’na gitmek istedi. İstatistik Kurumu lezzetli bir cevap verdi. ‘Siz imtihanı Merkez Bankası’nda kaybettiniz, sizinle paylaşacak hiçbir bilgimiz yok. Fazla istiyorsanız biz size yazılmış yanıt veririz’.

SEÇİM HAZİRAN 2023’TE

Bay Kemal, Meral Hanım gereksiz yere uğraşmayın, seçim Haziran 2023’te yapılacak. Bu Bay Kemal ne diyordu, ‘Faizleri sıfırlayın biz her türlü desteği verelim.’ Bay Kemal sen bu aklı kendine sakla. Bunlara değil ülke yönetimini tahsis etmek, önlerine üç keçi emanet etseniz akşama hepsini kaybetmiş olarak geri dönerler. Bu kifayetsiz muhterislere ne ekonomi ne dış politika teslim edilir.” m ANKARA

YILI ÇİFT HANELİ BÜYÜMEYLE KAPATACAĞIZ

“2020 yılını dünyada büyümeyle kapatan iki ülkeden biri Türkiye oldu. Şartlar ne olursa olsun yatırımdan, üretimden, istihdamdan, ihracattan taviz vermeyeceğimizi tüm dünyaya gösterdik. Bu seneki çoğaltma rakamlarımızın çift haneleri zorlayacağına inanıyorum. Siyaset, kritik dönemlerde ülkesi ve milleti namına baskı kararlar almayı gerektirir. Siyasetçinin görevi emanetini taşıdığı milletine aleyhinde sorumluluklarını yerine getirmektir. Meselenin günü kurtarmak değil, ülkenin çeyrek asrına, yarım asrına damga vurmak olduğunu ifade ediyorum. Bay Kemal Şanlıurfa’da ne diyor? ‘Belediyeyi bize verin elektriği size bedava vereyim.’ Belediyeler devletten elektriği alır bedelini öder. Adana’da sizin belediyeniz var, arkadaşlarımız sordu, ‘Hadi Adana’daki çiftçilere ücretsiz elektrik ver.’ Yalan her zaman yalan. Antalya ve Muğla’da yangın oldu. Buraların belediyeleri sizde, oranın da altyapılarını biz yaptık. İzmir, Bay Kemal’in milletvekili olduğu il değil mi? Yıkım olan bölgede evleri tekrar biz yaptık. Bizde söz değil icraat var; Bay Kemal’de söz var, diğer bir şey yok. Geleceğe ülkemizin damgasını vuracağız.”

Kur spekülasyonunu bir saatte atıverdik
Erdoğan, Gaziantep’te Bayan Kooperatifleri Birliği’nin standını da ziyaret etti.

İŞ ZIVANADAN ÇIKINCA PAKETİMİZİ PAYLAŞTIK

“Birileri döviz yükseldikçe ‘Türkiye ekonomisi batacak bize gün doğacak’ diye sevinçten yerlerinde duramıyordu. Halbuki kurun bağımsızlık piyasa ekonomisiyle ahenkli olmayan dengesiz dalgalanışı, 84 milyonun her birinin hayatını olumsuz yönde etkiliyor. Bizim meselemiz döviz kurunun şu ya da bu sayı olması değildir. Kurun seviyesini şartlar, ihtiyaçlar, imkânlar belirler. Bay Kemal bunları bilmez, ben ekonomistim, benim işim bu. 40 sene siyasette bu türlerle uğraştık. Sorun Türkiye’nin gerçekleriyle, ekonomimizin işleyişiyle ilgisi bulunmayan spekülatif bir dalgayla ülkemizin boğulmaya çalışılmasıdır. Kur spekülasyonu denilen bir olayla karşı karşıya kaldık ve bunu bir saatte atıverdik. İnsanları paniğe sürükleyerek bu dalgayı aralıksız büyütmek için apaçık gezinen siyasetçi kılıklı muhterisleri, akademisyen ve gazeteci kılıklı tetikçileri ibretle seyrettik.

Bu süreç her tarafında çalıştık, hazırlık yaptık, tedbir geliştirdik. İş zıvanadan çıkmaya başlayınca duruşumuzu ve yeni paketimizi paylaştık. Halbuki ortada bu sert iniş çıkışların yaşanmasını gerektirecek hiçbir şey yoktu. Türkiye tarihinin en yüksek üretimine, istihdamına ulaşmıştı. Milletlerarası yatırımcılar son dönemin en yoğun ilgisiyle ülkemize akın ediyordu.”

Yorum yapın