‘Kontrollü pişman oldu’

ADIYAMAN Cumhuriyet Başsavcılığı, DEAŞ’ın Türkiye emiri olduğu bahis edilen Mustafa Dokumacı’nın eşi Ulkar Mammadova hakkında bahşedilen ‘suç oluşturan verilmesine yer olmadığına’ ilişkin karara itiraz etti. Dava dosyasına tarafından, yaklaşık 6 sene Suriye’de terör örgütü DEAŞ içinde faaliyet bildiren, örgütün Türkiye emiri Mustafa Dokumacı’nın eşi Hacer kod adlı Ulkar Mammadova, 14 Ekim’de örgüt üyeliği suçundan tutuklandı. Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı, Mammadova hakkında ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ suçundan Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açtı. Duruşma de 29 Kasım tarihinde yapılan ilk duruşmada, davalı Mammadova’nın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak verdiği ifadeyi mazeret göstererek, suç oluşturan verilmesine yer olmadığına karar verdi ve tahliyesine hükmetti.

EŞİYLE HAREKET ETTİ

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı, bahşedilen karara itiraz ederek, istinaf talebinde bulundu. Alınan bilgiye takriben, Gaziantep Alan Adliye Mahkemesi’ne yapılan itiraz talebinde, Mammadova’nın örgüt içinde Hacer kod adını kullandığı, örgütün ideolojisini geniş kitlelere dağıtmak üzere dini sohbetler verdiği, örgütün Türkiye emiri olarak etkinlik yürüten eşiyle hareket ettiği anlatıldı. Savcılık, sanığın örgütün talimatları doğrultusunda hareket ettiği, örgütle organik bağını koruyacak şekilde dikte ve açıklamalar aldığı, böylece devamlılık ve çeşitlilik arz edecek eylemleri ile örgüt hiyerarşisi içinde yer aldığını bildirdi.

CEZA VERİLSİN

Sanık Mammadova’nın Türkiye’ye dönmek için eşinin kardeşi Suat Dokumacı ile WhatsApp üzerinden yaptığı görüşmelerde 4 çocuğu ile birlikte Türkiye’ye teslim olma arayışında bulunduğu, fakat gönüllü olarak kolluk birimlerine teslim elde etmek istemesi halinde hudut kapısına artan bir şekilde teslim olmasının beklenebileceği ve ülkeye hukuki olmayan yollarla antre yaptığına da dikkat çekildi. Sanığın kontrollü etkin pişmanlık beyanında bulunduğuna uyarı çeken savcılık, Mammadova’nın DEAŞ üyeliği suçundan cezalandırılması gerektiğini, hakkında cinayet verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın hukuka yerinde olmadığını savundu.

Yorum yapın