İBB’de teftiş gerginliği

İÇİŞLERİ Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde başlatılan teftişle ilgili konuştu. AFAD’ta düzenlenen “Türkiye Yıkım Tehlike Azaltma Planı Çalıştayı”na katılan Bakan Soylu, programdan daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı, özetle şunları söyledi:

APO’NUN TALİMATIYLA KURULAN DERNEK

“DİYADER (Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği) diye bir dernek İstanbul’da faaliyet gösteriyor. 7-8 ay evvel arkadaşlarımız geldiler, böyle bir çalışma yaptıklarını söylediler, ‘devam edin’ dedik. Bu DİYADER denen dernek örgüt elebaşı Apo kadar talimatla kurdurulmuş, dini istismar etmek üzere niteliklendirilmiş bir dernek.

Dernek ile ilgili bir alıştırma yaparken bir şeye daha ulaştık. Buradan referansla İBB’ye insanların girdiğini ve burada çalıştıklarını saptama ettik ve gördük. PKK/KCK ile iltisaklı, hapse girmiş, bilhassa dağda bulunmuş, tekrar başka terör örgütlerinde polisimizin öldürülmesi eylemlerine katılmış, katkı maddesi vermiş ve hak kadar da bu tescil edilmiş ve yine tüm bunların yanı sıra FETÖ’den ihraç ettiğimiz, TSK’dan ihraç edilen, ByLock kullanıcısı çoğu kişinin yoğunlaştırılmış olarak buraya, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne işe alındığını gördük. 

Burada işe alınanlar yalnızca mahalleleri süpürmüyorlar. Bir bölümü kamunun çok kritik yerlerinde çalışabilme kabiliyetine sahip kişilerdir. Önlem almalıyız.

YAPMAK ZORUNDAYIZ

Bizim kimsenin belediyesiyle işimiz değil. Bizim terörle uğraş ile işimiz var. Biz bunu gerçekleştirmek zorundayız. Dağdaki teröristle çaba ediyoruz, şehirlerde terörizmle etmeyecek miyiz?

DİYADER soruşturmasında, İBB’ye sözde imam olarak alınan ve bana kalırsa PKK/KCK terör örgütü göre, hatta maaşlarının bir bölümünün terör örgütüne nakledildiği konusunda anlayışların olduğunu gördük. Bunun siyasi bir tarafı yok, bunun bir emniyet tarafı var.

FETÖ ve PKK’LILARIN İŞE ALINMASI ADI Mİ?

Siz bir personelin alım kriterlerini bu ülkenin stratejik olarak emniyet esasına dayandırmaz, FETÖ’den ihraç edilmişleri, polisin şehadetine karışmış olanları, Apo’nun özgür kalması için her zaman eyleme katılmış olanları ve nihayetinde iddiaya göre kendisini din görevlisi olarak tanımlayıp bu konuda dini istismar ederek PKK ve KCK tarafına evirmeye çalışanları bir kurumun içine alırsanız alişilagelmiş mi?

Tutuklu olduğunu söylüyorum, hangi sicil kaydından bahsediyorsunuz? Böyle bir şey çıktıktan daha sonra yapılması gereken ilk şey ilgili valiliğe müracaat etmek. ‘Biz şu değin kişiyi işe alacağız, bakar mısınız?’ denilmiş mi? Hayır. Bu olayı çarpıtıp, ‘Şu dek insan çalışıyor, insanları töhmet aşağıda bırakıyorsunuz’ gibi yaklaşma doğru değil, İçişleri’nden de fazla sayıda birey ihraç edildi. Şimdi İçişleri töhmet aşağıda mı kaldı?” (ANKARA)

‘TERÖRİSTSE TUT KULAĞINDAN BEYGIR HAPSE’

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, belediyede çalışan terörle benzer 557 kişi olduğu iddiasıyla başlatılan kontrol için Ankara’da bir araya geldiği 11 CHP’li başkanla yaptığı buluşma öncesinde şu açıklamalarda bulundu:

TEFTİŞLE SORUNUMUZ DEĞIL

“Hatalı dışarı giden şeyleri açıklamak isterim. Meclis’teki konuşmasında belediyede 557 terörist olduğunu iddia etti. Bir önceki konuşmasında ise Türkiye’deki toplam terörist sayısının 160 olduğunu söylemişti. 12 Aralık’taki bu konuşmasının üzerinden iki hafta geçti, bu zaman baştan başa İçişleri Bakanlığı ne yaptı, hiçbir şey duymadık. Biz ise 15 Aralık’ta denetleme kuruluna araştırma, gerekiyorsa da soruşturma izni verdik. Aynı tarihte de bakanlığa, kanımca bakana yazı yazıp data istedik. ‘Kimler bunlar, liste verin gereğini yapalım’ dedik. Bakanlık, buna hiçbir cevap vermedi.

TWEET’LE SORUŞTURMA MI OLUR

Devletin Twitter’dan soruşturma izni vermesiyle ilk olarak karşılaşıyorum. Sayın Cumhurbaşkanı pazar günü konuştu, bu konuşmadan Sayın Bakan her zamanki gibi bir rol kapma çabasıyla ortaya çıkıp, böyle bir açıklama yaptı. 16 milyonluk bir kentin, 86 bin çalışanı olan bir belediye başkanı olarak bu açıklamayı kınıyorum. Rakam veriyorsunuz, bunlar terörist diyorsunuz, hükümde bulunuyorsunuz, sonradan yoklama başlatıyorsunuz. Ya ne teftişi, sen bakanlıksın, terörist olduğu netleşmişse tut kulağından beygir hapse. Böyle bir sürecin işletilmesi akıllara zarar. Cumhurbaşkanı’nı göreve çağırıyorum.

TEMİZ KÂĞIDI ALIRIZ

İşe aldığımız her çalışandan adli sicil kaydı isteriz. Temiz kağıdını aldıktan daha sonra işe başlatırız. O tescil da Yargı Bakanlığı’ndan alınır. O zaman bakanlık yanlış yere soruşturma açıyor, soruşturma açması gereken yer Yargı Bakanlığı. Cumhurbaşkanı’nı bu konuda göreve ağırlama ediyorum. Verilemeyecek hiçbir hesabımız yoktur.

HESAP VERECEK BEN DEĞİLİM

Bakan, ‘polis katili olduğu, ByLock kullanan kişiler saptandı’ diyor. Ben istihbarat teşkilatı mıyım, adalet kurumu muyum Allah aşkına. Bunları saptama etmiş bakan yerinde gevrek gevrek oturuyor, istifa etsin o süre. Ya görevini yapsın veya benim mektubuma cevap versin. ‘Varsa tespit ettiğiniz kişiler bildirin, gereğini yapalım’ diyorum. Yarın bunun için de ‘Biz hukuken söylemedik, siyaseten söyledik’ diyecekler. Irk bunu affetmeyecek. Otursunlar, Hak ve İçişleri Bakanları, Cumhurbaşkanı’na hesap versinler, hesap verecek kişi ben değilim.” (Turan YILMAZ)

Yorum yapın